Dua

Duanın kıymetini anlatmaktan şu vakte kadar hep mutlu olmuşumdur. Zira faidesi yüksek bir devayı teşhir eden tabibin bu işten aldığı zevk gibi ben de bu işten ayrı zevk alıyorum. Aynı zamanda bu faidelerin ne olduğunun tabibin bize verdiği veyahut ilaç kutusunun içindeki yazılı reçete gibi olmaması, içimde kat be kat artan bu duygu selini tarifsiz kılıyor. Tefekkürü ziyadeleştiren bu durum bir ilmin artmasına hatta bu yazının ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Dua insanoğlunun en tabii varlıklarından biridir. Lakin Müslümanların öyle ki; unutageldiği bu varlık, en nihayetinde bize kendimizi dahi unutturmaktadır. Esasen süreç de korku ve ümitsizlik durağında genellikle son bulmaktadır. Tanımalıyız insan denen bu menem şeyi ki; neyi unuttuğumuzu bilelim. Var olan ve var olmaya devam eden varlıkların ve yaratılmışların en şereflisi insan, üzerinde yaşadığımız âlemin bir izdüşümü insan, içinde bulundurduğu mekanizmayı aklın kılavuzluğu ile idare edebilen hatta iradesi ile yönlendiren bir insan tanımından öte bilgisi ve gücü dolayısıyla oluşan tahakküm altına alabilme kabiliyeti olan insanın, bize kendimizi unutturduğu hakikati aslında su götürmez bir gerçektir. Zaten bilginin ukalalığı, hadsizliği ve bize o istidatı hissettirmesi; gücün ise doymazlığı ve sınır tanımamışlığı karşısında kendi cismani varlığını dahi ezerek büyüten ve genişleten bir insan, nihayeti olmayan bir girdapta kendisini debelenip duran bir varlık olarak görecektir… Ta ki hatırlayana kadar. Zira insan bilgisine hâkim olduğunu zannettiği şu âlem karşısında küçük bir varlıktır aynı vakitte. Bilgisi sebebiyle idrak edemeyeceği olayların var olması ve dahi karşı koyamayacağı, elde edemeyeceği durumların var olması münasebetiyle de aciz bir varlıktır. Dolayısıyla sürecin sonunda zuhur eden bilgisizlik bizde korku ve ümitsizliği zuhur ettirecektir. Bu olay ise artık yüce yaratıcının bize var olduğunu hissettirmesinin en son yolu ki ayette de Allah şöyle seslenmekte bizlere: “Andolsun ki senden önceki ümmetlere de elçiler gönderdik. Ardından belki yalvarır yakarırlar diye onları darlık ve hastalıklara uğrattık.”* ve devam ediyor Rabbim: “Hiç olmazsa verdiğimiz bu musibetler başlarına geldiğinde boyun eğip yalvarsalardı! Fakat kalpleri iyice katılaştı; şeytan da onlara yaptıklarını şirin gösterdi”**.

Dua bu yönüyle kendisine muhtaç olduğumuz en doğal varlıklarımızdandır. Evvelen dua Arapça bir kelimedir, anlamı itibariyle davet etmek, isimlendirmek, istirham etmek, niyazda bulunmak, çağırmak anlamlarına gelmektedir. Muhteviyatı çerçevesinde dua; Rabbimizin sıkıntılarımıza iştirak etmesidir, ona anlatmaktır meramımızı ve tabi ki ondan istemektir devasını. Dua hali, aynı vakitte derin bir düşünme dolayısıyla tefekkür merhalesidir. Duygusal olarak coşkunluğa erebilmemiz için evvela duçar olduğumuz sıkıntıları, en saf halimiz ile anlatacağımız, olduğumuz gibi ifade edeceğimiz ve bir o kadar bizi her yerde, her şartta ve dahi süresiz dinleyecek olan Rabbimizle kavuştuğumuz merhale olan dua, bizi dolayısıyla içimizdeki nevruzu ateşlendirecektir.

Duanın ihtiva ettiği ve bize akseden bir diğer yönü, acziyetimizi ortaya çıkarması münasebeti ile mühim olan istemek, arzu etmek fiilidir. Aynı zamanda bizi Rabbimizle buluşturan şayan-ı takdir bir durumdur. Nitekim bizi başkasına minnet etmekten kurtarması ve bizleri birileri karşısında el pençe divan durarak dilenmekten, nemalanmaktan alıkoyması vechi ile dua; şerefli bir varlık olma konumumuzu dahi korumaktadır. Zira istenme makamını, kendisinden bir şey istemeye en layık olanı bulduğumuz, el-mühim idrak ettiğimiz merhalenin adıdır dua.

Mana itibariyle bizi sevk ettiği nihai merhale ise atılmak, harekete geçmektir. Zira dua bizi bu cihete yönlendirmiştir. Bize olayların, durumların ve fiillerin muhasebesinin yapılmasını teşhir ettirmiştir dua. İhtiyacımız olan coşkunluğu, sevinci dolayısıyla psikolojik dinamizmi bize edindirtmiştir dua. Meselenin sadece potansiyel kaynaklarımızı kullanarak verim alma olduğu şu değerli vakitte kısmetimiz nispetinde nasiplenmeyi Rabbimden niyaz ediyorum.

Recep Tayyip Ögüt

Dipnotlar

*Enam Suresi 6/42

**Enam Suresi 6/43