Soğukçeşme Sokağı

Soğukçeşme Sokağı, İstanbul’un Sultanahmet bölgesinde yer alan, Ayasofya Cami ile Topkapı Sarayı arasında saklanmış tarihi bir sokaktır. Sokağın en çok dikkat çeken özelliklerinden biri ise; tek bir yana dizilmiş olan evleri ve sokağın diğer yanında Ayasofya’nın bahçesini çevreleyen duvarın bulunmasıdır. Ayrıca bu görüntüye Arnavut kaldırımları eşlik etmektedir. Ayasofya ve eski İstanbul konakları arasından Gülhane’ye doğru yürüyerek sonlanan bir yokuştur.

Bu sokağın adını nerden aldığı ise en çok merak edilen konulardan biridir. III. Selim döneminde yani 1800’lü yıllarda yapılmış olan tarihi mermer çeşme, sokağa adını vermektedir. Soğukçeşme Sokağı birçok kez restore edilmiştir. Sokakta bulunan su sarnıcı Roma İmparatoru I. Justinyanus tarafından yapılmıştır ve günümüzde restoran olarak kullanılmaktadır. Sokakta bulunan Osmanlı’dan kalma iki anıtsal kapı ise Ayasofya Camii’nin ibadete açık olduğu zamanlardan kalmadır. Osmanlı padişahlarından III. Selim’in Topkapı Sarayı’ndan Ayasofya Camii’ne gitmek için kullanmış olduğu bu sokak ve kullandığı kapılar günümüzde hala varlığını korumaktadır.

Soğukçeşme Sokağı, tarihi yapısıyla ve güzelliğiyle birçok ressamın eserine konuk olmuştur. Sokağın büyüsünü tuvaline aktaran İngiliz ressam Lewis’ın 1830’lu yıllarında yapmış olduğu, yalnızca saray yönündeki ilk yapı olan Naziki Tekkesi’ nin bir Anadolu konutu mimarisine sahip olduğunu ve ondan sonraki evlerin bugünkü görünümlerine kavuşmuş olduklarını belgeleyen litografyasını örnek olarak gösterebiliriz. 1950’li yılların sonuna kadar bu evlerde birçok insan yaşamış, ancak daha sonra bakımsızlıktan ve ahşap yapılarının yangınlara karşı dirençsizliğinden dolayı sahipleri tarafından yavaş yavaş terk edilmiştir. Kaynaklardan edinilen bilgilere göre; ahşap evler zamanında çok önemli insanlara ev sahipliği yapmıştır. Örneğin; Naziki Tekkesi Şeyhi’nin bir süre ikamet ettiği meşhur sokaktaki evlerden birinde, babası Şura-yı Devlet Azası olan Fahri Korutürk doğmuştur.

John Frederick Lewis

1985-1986 yılları arasında Ayasofya ile Topkapı Sarayı’nın duvarları arasındaki bütün binalar yıkılmıştır. Bunun üzerine Turing tarafından yeni tasarımlar oluşturulmuştur. Evler,19. yüzyıl gezginlerinin anlattıklarından esinlenilerek pastel renklere boyanmıştır. Eğer bir gün yolunuz düşer de bu sokaktan geçme fırsatı bulursanız evlerin her birinin farklı isimler taşıdığını fark edeceksinizdir. Yaseminli Ev, Mor Salkımlı Ev, Hanımeli Ev gibi isimlerle anılmaktadırlar.

Soğukçeşme Sokağı’nın içinde barındırdığı bir diğer tarihi yapı ise İstanbul Kitaplığı’dır. Kütüphane Çelik Gülersoy tarafından kurulmuş olup 1986’dan beri hizmet vermektedir. 1990 yıllında kapılarını ziyaretçilere açan kütüphanede, İstanbul’u konu alan binlerce kitap yer almaktadır. Sokağın tadını çıkarırken bir yandan da İstanbul’un eşsiz tarihine eşlik etmek isterseniz birkaç saatinizi ayırıp bu kütüphanede kitap okumanın keyfine varabilirsiniz.

Nilsu Kurt