”Latin Tribün” ve Maradona

Latin Amerika futbolu, tribünü veya kültürü ile alakalı bu şekilde bir çalışma yapmak nereden aklınıza geldi? Hikayeniz nedir?

Öncelikle bu röportaj için size teşekkür ederim. Ben, Latin tribünü ve kültürü ile alakalı olan bu hikayeye sonradan dahil olanlardanım. Başta Onur Altınel, Furkan Buğra Yolcu ve Reha Kazal’ın oluşturmuş olduğu bir ekipti aslında. Bu arkadaşlar bireysel olarak Latin Amerika’yı takip eden arkadaşlardı. Daha sonra “Böyle bir oluşum yapabilir miyiz?” düşüncesi ile girdikleri yola bir twitter hesabı açarak adım atmış oldular. Sonrasında ben ekibe dahil oldum, Reha Kazal ayrıldı. Şu anda Furkan Buğra Yolcu, ben(Emre Bingöl) ve Onur Altınel olarak yola devam ediyoruz. Tabii biraz daha profesyonelleştik. Bu durumdan sonra işin scouting tarafına da döndük. Zaten bireysel çalışırken de böyle scoutingdik ama işte oradan da paylaşımlar yaparak Türkiye’deki insanları bilgilendirip haberdar etmek niyeti vardı. Kısaca hikayemiz için bu şekilde başladığını söyleyebilirim.

Latin futbolu ile Türk futbolunun ilişkisi nedir? Özellikle ilgi duydukları bir Türk takımı var mı? Türkiye’nin ve Latin Amerika’nın futbol kültürü arasındaki benzerlikler ve farklılıklar sizce nelerdir?

Latin futbolu-Türk futbolu ilişkisinin %75’i Brezilya ile ilişkilendirilebilir. Genelde oradan gelen oyuncular olduğu için Türk futbolu oralarda daha çok biliniyor. Arjantinli, Urugaylı, Ekvadorlu, Paraguaylı gibi futbolcuların sayıları az olduğu için oralarda daha da az biliniyor. Ben, Türk futbolunun Latin futboluyla ilişkisinin büyük ölçüde Brezilya’dan ibaret olduğunu düşünüyorum. Evet, çok yetenekli diğer ülkelerden oyuncular geldi; Arjantin’den, Meksika’dan vs. En basitinden aklıma Galatasaray’dan Giovvani Dos Santos falan geliyor ama sayıları az olduğu için Türk futbolu ile ilişkisinin biraz daha zayıf olduğunu düşünüyorum. Ama Brezilya ile güçlü bir ilişkisi var. “İlgi duydukları bir takım var mı?” diye sorarsak tabii ki var diyebilirim. Brezilyalı daha fazla olduğu için, Brezilya’da Türk takımı daha fazla biliniyor ve ‘’Türk oyuncuları hakkında bir şey biliyor musunuz?’’ diye sorduğunuzda “Evet şu takımın oyuncusu.”, “Evet biliyorum, bizde de oynamıştı.” diyebiliyorlar. Daha net anlaşılabilmesi için şöyle örneklendireyim; Arda Turan, İspanya’ya gittiğinde nasıl ki Galatasaray taraftarları sadece ve özellikle onun maçlarını izlediyse Brezilya’dan da buraya gelen Alex’in maçlarını da onlar takip ediyordu. 

Arjantinliler için biraz Türklere benzediklerini söyleyebilirim. Brezilya insanını çok fazla analiz etme fırsatı bulamasam da, Arjantinliler ile Türklerin birbirine benzediğini ama Arjantin’in oyuncular bazında çok daha fazla memleketçi olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü oyuncuların Avrupa’daki macerasını bitirip bir an önce ülkelerine dönme gayretinde olduklarını görmek mümkün. Statlardaki atmosferler bazen benziyor. Arjantin’de her maç atmosfer yüksek olurken, Türkiye’de ancak şampiyonluk maçında veyahut da herhangi büyük bir maçta oynadığınızda stadyumlarınız dolup güçlü bir atmosfer yakalanıyor diye düşünüyorum. Yani bu konuda çok fazla kültür benzerliği olduğunu düşünmüyorum.

Maracana, La Bombonera gibi stadyumların Avrupa’daki statlardan farkları nelerdir?

Maracana, La Bombonera gibi stadyumların Avrupa’daki statlardan farkının ilki mistik bir havalarının olmasıdır diye düşünüyorum. Aslında Maracana o havayı kaybetti, çünkü Dünya Kupası maçlarının oynandığı dönemde eski Maracana yıkılıp Brezilya’da yeni Maracana yapıldı. İkinci olarak; stadyumların eski olması diyebilirim hatta skor tabelaları bile statlarda zoraki duruyor. Diğer bir fark ise, Avrupa’dan farklı olarak, stadyumların daha yerel olmasıdır, tabii bölgedekilere nazaran söylüyorum. Pek tabii Avrupa’da da böyle yerler vardır, gidenler bilir eski San Mames’i, Napoli’nin şu anki stadı olan San Paolo’yu hatta şu anda ismi değişti Diego Armando Maradona stadyumu oldu. İşte mistik havayı veren, o eski ruhu taşıyan stadyumlar az da olsa halen var. Ancak yeni statların da kendince farklı özellikleri var biliyorsunuz; stadyumda bulunduğunuzda her şeyden faydalanabiliyorsunuz ve konfor alanınız çok fazla olabiliyor. Bunu böyle açıklayabilirim ama sorduğunuz soruda sanıyorum ki fark atmosfer kaynaklı. Tabii bir önceki soruya cevap verdiğim gibi, Latin Amerika’daki atmosfer Avrupa’daki atmosferin çok çok üzerindedir diye düşünüyorum.

Latin tribünü için Maradona neyi temsil ediyor?

Aslında Maradona dünyadaki insanlar için neyi temsil ediyorsa bizim için de onu temsil ediyor. Bizim için o bir figür. Hatta o öldüğünde arkadaşım Onur Altınel ile şöyle konuşmuştuk: ‘’Öldüğüne inanmıyorsun çünkü o, ölümsüz gibiydi.’’ Herkes ölecek o hiç ölmeyecekmiş gibi geliyordu bize. Öyle bir figürdü Maradona. Tabii çok büyük futbolcu hatta belki Pele ile beraber dünyanın gelmiş geçmiş en büyük futbolcusuydu. Maradona bizim ve Latin Amerika tribünleri için efsaneleşmiş bir figürdür.

Maradona’nın aktif futbol oynadığı dönemde Latin Amerika’ya etkileri nelerdir?

Maradona futbol oynarken sadece Latin Amerika’da mı etki etti? Bunun cevabını ölümünde gördük, bütün dünya üzerinde ne kadar etki ve iz bıraktığı aşikâr. Latin Amerika’da artık ‘’tanrı’’ olarak görülen ve inanılmaz itibar gören bir adam. Ama ölmeden önceki son zamanlarında artık yavaş yavaş taraftarların değil de futbolu idare edenlerin gözünde itibarını kaybetmiş, alaycı ve dalga geçilen kişi konumuna düşmüştü. Maradona’nın Latin Amerika’ya etkisi dışında İtalya’ya da çok fazla etkisi oldu; yedi sene Napoli’de oynaması, orada UEFA kupası kazanması, Napoli’yi neredeyse tek başına şampiyon yapması gibi durumlar mevcut. Napoli bir sıra takımıyken, onu dev haline getirip oradaki taraftarları artık kendisine bağımlı etmesi Maradona’nın ne denli etkili olduğunun ve albenisinin ne kadar yüksek olduğunun bir kanıtıdır. Latin Amerika’daki Nevels’de, Boca Juniors’da başlangıcı olan Arjantin liginde oynadığı için oralarda zaten sahiplenilen adamdı. Öyle ki o öldüğünde bütün takımlar ona sahip çıktı ve ortak bir değer olduğu anlaşıldı. Gerçekten Maradona çok çok büyük bir iz bıraktı. Arjantin’de Maradona’yı anmalar hala devam ediyor. Meksika’da teknik direktörlük yaptığı Douradores jimnastik takımında ne kadar saygı ile karşılandığını görebilmek mümkün. Maradona gibi bir ikonik ismin sadece Latin Amerika’ya etkisi nasıl olmuştur dersek biraz kısıtlayıcı olur, hatta siyasete bile etkisi olmuştur diyebiliriz. Çünkü bu dönemde devlet yöneticilerinin futbola eğilimi artmış, kitleleri futbolla yönetip ikna edebilme durumları ortaya çıkmıştır. Tabii Maradona gibi bir futbolcunun önderliğinde bunu yapabilirler. Dediğim gibi, Maradona sadece Latin Amerika’da değil, tüm dünya üzerinde etkisini hissettirmiş biridir. İtalya ve İspanya başta olmak üzere bunları söyleyebiliriz, tekrardan kendisini büyük bir saygıyla anıyorum.

Latin Amerika’da farklı takımlarda oynayan ve uzun bir süre Maradona’nın veliahtı olarak görülen Ariel Ortega’ya halkın bakışı nasıl?

Kendisi River Plate taraftarı tarafından sevilen bir karakter. Tribünde hala özel taraftarları var ve adı Ariel Ortega tribünü. Maradona’nın veliahtı ve 98 Dünya Kupası’nda Arjantin’in 10 numarasıyken bazı alkol sorunlarından dolayı bu durumlara gelmesi üzücü. Bir dönem Türkiye’de de ağzımıza bir parmak bal çaldı ve gitti. Halkın bakışı ise genellikle River Plate taraftarı bazlı olarak Ortega’ya karşı iyi. River Plate bazlı olduğunu söylemek gerekiyor çünkü orada -eğer ki bir Maradona değilseniz- rakip oyunculara karşı nefret duygusu oluşuyor. Ortega, Maradona’dan sonra Arjantin’in gelmiş geçmiş en büyük futbolcularından biriydi. Biraz daha sağlıklı düşünebilseydi ve profesyonel yaşayabilseydi bence bugün Maradona, Messi, Ortega şeklinde bir sıralama dile getiriyor olabilirdik.

Türkiye’de adından çokça söz ettiren ve Türk futbolunun efsanelerinden kabul edilen Alex De Souza hakkında Brezilyalılar ne düşünüyorlar?

Türkiye’deki herkes gibi onlar da Alex’in çok iyi bir futbolcu olduğunu, müthiş bir performans gösterdiğini ve çokça verimli bir dönem geçirdiğini düşünüyorlar. ‘’Brezilyalılar için Alex ne ifade ediyor?‘’ sorusuna özetle; Brezilya tarafında tanınan, bilinen ve sevilen bir futbolcudur diyebiliriz. Özellikle Cruzerio ve Coritiba taraftarları Alex’i çok fazla benimseyen ve seven insanlardır. Öyle ki Coritibalılar onu idol olarak görebiliyor. Ben de onun Türkiye’deki performansını hiçbir yabancı oyuncunun ortaya tekrardan çıkarabileceğini pek zannetmiyorum.

Maradona mı Pele mi?

Klasik ve çok tartışmalı bir soru. Aslında dönemine göre cevabı değişebilir. Bence kıyaslamak gerekiyor, “Maradona Pele’nin döneminde oynasaydı ne kadar başarılı olabilirdi?” ya da “Pele Maradona’nın döneminde oynasaydı ne kadar başarılı olabilirdi?” Pele çok eski bir oyuncu olduğu için onun hakkında yorum yapmak, biraz atmak gibi bir şey olur. Çünkü çoğu insan gibi biz de onu izlemedik. Ancak bizim Arjantin tarafımız biraz daha ağır bastığı için burada “Maradona” diyoruz. Hem dünya futboluna etkisiyle hem de insanları etki altına almasıyla Maradona Latin tribünü için özel ve büyük bir figür. Hatta Arjantin’de de bir taraftar marşında şöyle der: Maradona és más grande que Pele.’’ yani, ‘’Maradona Pele’den daha büyüktür.’’

Brezilya mı Arjantin mi?

Brezilya mı Arjantin mi? Aslında soru şöyle gelse çok daha güzel olurdu; Urugay mı Arjantin mi? Ben onu da gelmiş gibi cevaplayacağım. Brezilya mı Arjantin mi derseniz Latin tribü olarak bu konuda biraz ayrışıyoruz. Brezilya’yı destekleyen arkadaşlarımız da var, başta ben olmak üzere Arjantin’i destekleyen arkadaşlarımız da var. Türkiye’de genel anlamıyla baktığımızda bir Arjantin sevgisinin olduğunu görmek mümkün. İnsanların Arjantin’e sempatisi daha fazla gibi duruyor. Benim de kişisel olarak cevabım Arjantin olacaktır. Asıl bunların arasındaki rekabetten ziyade Uruguay-Arjantin rekabeti büyüktür. Ben de bunu geç öğrenenlerdenim. Aslında rekabet Uruguay-Arjantin arasındadır ve bu rekabet daha üst seviyededir. Bunun neticesinde inşallah bir gün geniş bir röportaj yapma şansımız olursa Urugay-Arjantin rekabetine dair de söyleyebileceğimiz şeyler olur diye düşünüyorum. Soruya dönecek olursak, genel itibariyle Arjantin diyoruz biz bu soruya. Arjantin tarafındayız, buna en büyük etken Maradona mıdır, renkler midir? Belki onlara karşı sempatimiz belki de insanın benzerliğidir bizi oraya doğru çeken güç.

River Plate mi Boca Juniors mu?

 Ben ve Furkan Buğra Yolcu için River Plate, Onur Altıner için Racing. Diğer çalışma arkadaşlarımız arasında Boca taraftarı da var. Özellikle birbirimizle rekabet edebilmek amacıyla Boca Juniors’u destekleyenler var. Lige bakıldığında ise River Plate daha fazla şampiyonluğa sahip. Hatta 2014’te son şampiyonluğunu aldığında bile Boca Juniors’un iki şampiyonluk önünde. Ancak uluslararası arenada Boca Juniors, River Plate ile kıyasla daha fazla başarıya sahip bir kulüptür. Ancak son dönemlere bakıldığında özellikle Marcelo Gallardo’nun gelmesiyle birlikte River Plate bir hamle yaptı ve bu hamlesini halen sürdürüyor. Benim için River tarafı daha cazip, daha çok seviyorum orayı ve kendimi oraya daha ait hissediyorum. Diğer arkadaşlardan da Boca Juniors taraftarı olanlar var, onlara da saygı duyuyorum. Çok güzel bir rekabet var, öyle ki uluslararası bir arenada eğer Boca Juniors; Paraguay, Meksika veya Ekvador takımları ile oynuyorsa bizim tarafımız Arjantin’den dolayı Boca Juniors oluyor, takımı destekliyoruz ve onların galip gelmesini istiyoruz. 

”Latin Tribün” ekibine röpörtaj ve ilgilerinden ötürü Sanal Mecmua ekibi adına teşekkür ederiz.

Röportörler: Yusuf Talha Öner – Halid Levent

Konu: Latin Tribün ve Maradona

Konuk: Emre Bingöl