Orman Yangınları ve Seller

İklim krizi, küresel ısınma gibi dünyayı sarsan bu ‘’felaketler zinciri’’ sürecinde taşıdıkları önem ve felaketlerden kurtulma yolunda kilit bir rol oynayan ormanlar ve bu doğal servetlerin oluşturduğu sistemler, neredeyse tüm dünyanın endişesi hâline gelmiş durumda.

Orman serveti ve orman varlığı kavramları küresel ve bölgesel açıdan sağladıkları; iklimin ve biyoçeşitliliğin korunması, sera gazlarına karşı üstlendikleri karbon depolama işlevleri, erozyon ve sellere karşı birer set olarak durmaları ile artık yalnızca orman ve ormancılık ürünlerinin ekonomik getirileri, orman alanlarının otlatma ve tarım için bir rezerv konumunda olmaları çerçevesinde değerlendirilmiyorlar. Ormanlar, tüm dünyada geçmiş yüzyıllardan farklı bir anlam taşıyor.

Dünyanın en soğuk bölgelerinden Sibirya’dan, Akdeniz kıyılarına kadar, pek çok noktada çıkan orman yangınları bu yılın ilk 8 ayında, geçen yıllara göre çok daha fazla alanı küle çevirdi.

Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi (EFFIS) verileri, orman yangınlarının yok ettiği alan miktarında 2021’in olağanüstü boyutta yıkıcı yıl olduğunu gösteriyor.

Türkiye’de 2008 ila 2020’de her yıl ortalama 20 bin 760 hektarlık alan yanarken, bu miktar son 8 ayda yüzde 755 arttı. 2021’in ocak ile ağustos ayları arasında kül olan ormanlık alan 177 bin 476 hektara ulaştı.

Türkiye’de bu yıl kaç orman yangını çıktı?

2021 Türkiye orman yangınları, 28 Temmuz 2021’de Antalya’nın Manavgat ilçesinde başlayan ve Türkiye’nin birçok şehrine yayılan orman yangınları. 12 Ağustos 2021 itibariyle; çoğunluğu Akdeniz, Ege, Marmara, Batı Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki 49 ilde çıkan 299 orman yangınında 8 kişi hayatını kaybedip 1500’ün üzerinde yaralı varken, yüzbinlerce hektar orman ve yerleşim yeri küle döndü ve binlerce hayvan telef oldu..

28 Temmuz’da başlayan, 15’i büyük olmak üzere çıkan 299 orman yangını 12 Ağustos 2021 itibariyle Muğla’nın Köyceğiz ilçesindeki yangının da söndürülmesi ile tamamen kontrol altına alındı. Yangınlara 15 yangın söndürme uçağı, 62 helikopter, 9 insansız hava aracı, 1 insansız helikopter, 850 arazöz ve su tankeri, 450 iş makinesi ve 5250 personel ile müdahale edildi. Aralarında Azerbaycan, Ukrayna, Rusya, İspanya, Hırvatistan, Katar ve İran’ın bulunduğu birçok ülke personel ve araç desteğinde bulundu. Yangınların yerleşim yerlerine sıçraması nedeniyle yüzlerce köy ve kasabadan binlerce yerli ve turist kara ve deniz yoluyla tahliye edildi

Sel

Orman yangınları daha yeni yeni bitmeye yaklaşmışken, gelen sel felaketi haberleri de ülkemizi derinden yaraladı. Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde meydana gelen sel felaketi nedeniyle 82 vatandaşımız (71 Kastamonu, 10 Sinop, 1 Bartın) hayatını kaybetti.

“Kastamonu’da; 6.125 personel, 798 araç, 37 ambulans, 37 UMKE, 4 helikopter, 1 JİKU, 3 drone, 1 İHA, 3 AFAD mobil koordinasyon TIR’ı, 2 mobil mutfak tırı, 1 mobil harekat merkezi, 1 mobil laboratuvar, 721 iş makinesi, 12 vidanjör, 1 mobil enerji aracı, 34 bobcat, 16 itfaiye aracı, 11 cenaze aracı, 35 bot ve 82 motopomp, 3 dalgıç pompa, 17 jeneratör, 4 kepçe, 14 arama köpeği, 5 bin kişi kapasiteli sahra mutfak, 1 haberleşme aracı, 1 sahil güvenlik botu, 1 mobil komuta aracı, 1 unimog, 1 hastane donanımı,

Sinop’ta; 2.764 personel ile 6 helikopter, 299 araç, 1 AFAD mobil koordinasyon TIR’ı, 1 korvet, 39 ambulans, 16 UMKE, 182 iş makinası, 31 vidanjör, 6 bobcat, 15 bot ve 18 motopomp, 8 dalgıç pompa, 4 arama köpeği, 79 jeneratör, 1.500 kişi kapasiteli sahra mutfak, 2 sahil güvenlik botu, 1 mobil komuta aracı, 3 itfaiye,

Bartın’da; 1.269 personel, 132 araç, 7 ambulans, 1 UMKE, 180 iş makinası, 1 jeneratör, 2 motopomp, 1 bot, 1.500 kişi kapasiteli sahra mutfak, 2 vidanjör, 1 bobcat…

Çalışma ekibinin büyüklüğü, felaketin büyüklüğünü gözler önüne seriyor.

Neden oldu?

Aşırı yağışların dereyi taşırması, sel felaketini kaçınılmaz hale getirdi. Fakat önemli diğer hususlar ise, müteahhitlerin kalitesiz malzeme kullanması, yanlış yere yapılan evler ve daha fazlası.

Coğrafi konumumuz gereği hem sel hem de yangın felaketlerine müsait orman ve derelere sahibiz. Bu yüzden sabotaj gibi eylemlere karşı fazlasıyla tedbirli olmamızı gerektiren bir durum söz konusu. İnsanlar evlerini, arabalarını, canlarını kaybediyor. ‘’Bu tip felaketlere karşı ne yapabiliriz?’’ adlı küçük bir başlık açmak gerekirse, yapmamız gereken öncelikle halkımızı bu tip afetlere karşı bilinçlendirmek ve eğitmektir. Çünkü devletin yardım ekiplerinin eksik kaldığı bazı durumları iş halka düşüyor. Ve halkın tedbiri ve tahsili olmayınca, orman yangınlarında çıkan ‘’pet şişeyle yardıma koşmak, kovalarla yangına su dökmek’’ gibi üzücü görüntüler ortaya çıkıyor. İnsanı afetler değil, tedbirsizlik öldürür.

Bu tip afetlerin bir daha bu milletin başına gelmemesini diliyor, tüm kazazedelere geçmiş olsun diyoruz.

Mustafa Okullu