Black Friday

İnsanoğlu var olduğu süreden bu yana dayanışma hissiyle hayatına devam etmiştir. Bu dayanışma hissi sosyalleşme ihtiyacını ortaya çıkarmış ve insan ilişkilerini şekillendirerek bir takım hayat standartları ve alışkanlıklar kazandırmıştır. Bu durum da beraberinde kültür kavramının doğmasını sağlamıştır. 19. Yüzyılın sonları ile 20. Yüzyılın başlarında gelişen makineleşmeyle birlikte kültürün niteliği değişerek belli başlı ideolojilere hizmet etmeye başlamıştır. Planlı olarak kitleleri etki altına almayı amaçlayan kültür, halk kültürünün tetiklediği bireyselliği ortadan kaldırmayı amaçlayan toplumları homojenleştiren bir ideolojiyi bünyesinde barındırmaktadır. Kitle kültürünün toplumlara sirayet etmesinden sonra popüler kavramının da yaşamımızda yer edinmesi durumuyla karşı karşıya kalınmıştır. Popülerizm ise tüketim ahlakının güçlenmesi için sermayedarlar ve iktidarlar tarafından sık sık başvurulan yöntemler arasında yerini korumuştur. Özellikle kapitalist sistemin temelini oluşturan tüketim zamanla bireyin ve toplumun boş zamanlarına yönelik bir kültür haline gelmiştir. Sermayedarlar her olayı ya da durumu tüketimi artırmak için fırsat olarak değerlendirmektedir.

Günümüz tüketim toplumunda anneler günü, babalar günü, kadınlar günü, sevgililer günü, öğretmenler günü gibi “özel günlerde hediye amaçlı tüketim yapılması” ve yapılan harcamaların rekor rakamlara ulaşması alışıldık bir durum iken “tüketim için oluşturulan özel günler” bu denli bilindik değildir. “Kara Cuma”, “Cyber Monday”, “Mega Mayıs” bu günlere örnek olarak gösterilebilir. Bu günlerin, alışverişin yoğun olduğu anneler günü, sevgililer günü, yılbaşı, bayramlar gibi günlerden farkı; çıkış noktalarında anma veya duygusal anlamlardan ziyade doğrudan satın alma olgusunun bulunması ve salt tüketim odaklı olmasıdır.

1932 yılı sonrası Noel alışverişlerinin başlama tarihi olarak kullanılan cuma günü 1961 yılında Philadelphia’da farklı bir anlam kazanmıştır. Bu gün insanların büyük orandaki indirimlere aşırı katılımı izdihamlarla sonuçlanmıştır. Devam eden yıllarda bu özel günde yaşanan ölümler ve yaralanmalar, aşırı kalabalık ve şehirde yaşanan yoğun trafik ile beraber ilk defa 1965 yılında bir yerel gazetede “Black Friday” olarak anılmasıyla kavramlaşmıştır. Dünyada bugünün zamanla firmalar için stokların sıfırlandığı ve büyük oranlarda kâr sağlandığı gün olmakla birlikte bu günde küresel kampanyaların düzenlendiği görülmüştür. Özellikle Avrupa ve Amerika’da faaliyet gösteren mağazalar indirimli ürünler için birbiriyle yarışan müşterileri için sabahın çok erken saatlerinde açılmaktadır.

Türkiye’de de iki yıldır firmalar tarafından Kara Cuma miti yerleştirilmeye çalışılsa da ritüelin ülkemizde uygulanması kısmen farklılık taşımaktadır. Bazı firmaların Müslüman nüfusunun yoğun yaşadığı Türkiye’de bugüne yönelik isim değişikliğine giderek kampanya düzenlendiği görülmektedir. Cuma’nın olumsuz sıfatlandırılmasına tepki olarak, bazı firmalar tarafından Muhteşem Cuma, Mübarek Cuma, Güzel Cuma gibi isimlerle bu güne yönelik olumlu imaj yaratılmak istenmektedir. Bir tarafta “Cuma’nın karası olmaz” argümanı ile bu tüketim gününe eleştiriler yöneltilmekte; diğer taraftan 23 Kasım 2018’e denk gelen “Kara Cuma”da yapılan harcamalar dikkat çekecek düzeyde artmaktadır. Türkiye’de 2018 yılında bahsi geçen günde kredi kartları, banka kartları ve sanal kartlar kullanılarak tek bir günde sadece internet üzerinden 3,4 milyar Türk Lirası harcama ile 2 milyon farklı kartın kullanımı gerçekleştirilmiştir.

 Markaların bu dönemde yaptıkları kampanya ve içerikler ile tüketicinin bilişsel çelişki durumunun ortadan kaldırılmasının amaçlandığı belirtmektedir. Görüldüğü üzere markalar adlandırma düzeyinde “Kara Cuma”ya tepki gösterseler dahi tüketime yönelik talebin yoğunlaştığı bu zaman diliminde ticaretten uzaklaşmamaktadırlar. Bu durum tüketici düzeyinde de görülmekte olup kullanıcılar haber siteleri, imza siteleri, elektronik sözlükler, forum siteleri, sosyal ağ sitelerinde “Kara Cuma”ya yönelik tepkilerini göstermiş ancak tepkileri onları alışveriş davranışından uzaklaştırmamıştır. Yaşanan süreç dinlerin anlam dünyaları ile tüketim toplumundaki anlam dünyasının temel karşıtlıklarının meydana getirdiği bir mücadele ortamını işaretlemektedir

“Kara Cuma”nın Batı kökenli anlamları dışında madalyonun diğer tarafına bakıldığında Cuma suresinin 9, 10 ve 11. ayet tefsirlerine göre Müslümanlar Cuma vakti alışveriş, eğlence ve ticaretten uzaklaşmalı, namaza ve Allah’a yönelmelidir. Bu bağlamda Cuma’nın kutsal oluşu, dinen ticaretten, alışverişten uzak durmanın öğütlenmesine karşın sözü edilen günün alışveriş yapmayı teşvik etmesi ve “kara” sözcüğü ile nitelenmesi olumsuz çağrışım yaratmaktadır. Bu sebeple İslami hassasiyete sahip tüketiciler tarafından değerlere saldırı olarak değerlendirilerek yeni bir anlam ekseni oluşturulmaktadır.

Türkiye’de özellikle belli bir kesimin Cuma gününün “Kara” diye adlandırılmasını kabullenmeyerek tepki göstermesi ancak Black Friday’da yapılan alışverişin rekor düzeyde olması kapitalizm ve tüketim çılgınlığının etrafımızı nasıl sardığının en büyük örneklerinden birini oluşturmaktadır.

Melih Özen

Kaynakça:

Dr. Öğr. Üyesi Emine Şahin, “KÜRESEL TÜKETİM RİTÜELİ “KARA CUMA”YA (BLACK FRIDAY) TÜKETİCİ TEPKİLERİ VE ÇELİŞKİLİ SATIN ALMA DAVRANIŞI”

Burçe AKCAN, Merve GENÇYÜREK ERDOĞAN, Süleyman KARAÇOR “Para Cuma How Black Friday Experienced in Turkey?”